Sepet 0

Sepetinizde 0 Ürün Bulunmaktadır. ÜrünlerTutar

Fiyat & Kalite


Sevgili dostumu
 
Dhara Zeytinyağı’nın göreli fiyat düzeyi konusunda soru işareti oluşturan bazı tartışmaların zeytinyağı camiasında ve piyasasında bir zamandır sürdürüldüğünü fark etmiş bulunmaktayız.Sizlerin de bu hususta benzer soru işaretlerine sahip olabilirliğinizin mümkünlüğünü öngörmekteyiz.Bu konunun ilginç ve kavram yaratıcı tartışmalara gebe olduğunu düşündüğümüzden ötürü aşağıdaki metni sizinle paylaşmak istedik.Zannediyoruz ki fiyat düzeyimiz üzerine varolan ya da oluşması muhtemel soruları sistematik olarak tartışan bu metin hepimiz için önaçıcı olacaktır.
İster olumlu isterse olumsuz olsun, bizleri görüş ve eleştirilerinizden yoksun bırakmamanızı dileriz.
Sevgilerimizle...
 
DHARA
 
UCUZLUK VE PAHALILIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
 
A. Fiyat Seviyeleri ve Nedensellik İlişkileri Üzerine Önermeler
 1. Ekonomi biliminin temelini oluşturan unsur değer kavramıdır. Öyle ki değer kavramının tanımlanma biçimi makroskopik düzeyde ekonomik ve politik saflaşmaların ve mikroskopik düzeyde ise yaşam biçim ve felsefelerinin gözlemlenen en net çizgilerinin kalemi olmuştur;
öngörülebilir gelecekte de bu kalemin resimlerini ve karikatürlerini ortaya koymaya devamedeceği kesindir.
 2. Değer kavramı çok sayıda tartışmayı görmüş geçirmiş olduğu için ve bunların doğal bir sonucu olarak çeşitli ve farklı tanımlamalara sahiptir. Ancak söz konusu bu tartışmalar bazı alt-unsurlar için ortaklaşılan tanımların geliştirilmesine ve alt-unsurlar arası ilişkilerin tanımlanmasına da engel olmamıştır.
 3. Fiyat değerin bir fonksiyonudur.
 4. Fiyat ile piyasa fiyatı eş kavramlar değillerdir ancak piyasa fiyatı ile değer arasında da çok net olmamakla birlikte kesin bir doğru orantılı ilişki vardır.
 5. Kalite ile değer arasında güçlü bir doğru orantılı ilişki vardır.
 6. Kalite, yüksek bilgi düzeyi ve tecrübe gerektiren, nitelikli ve doğal olarak da bizzat kendisi kaliteli olan insan emeği tarafından üretilebilir.
 7. Kalite kavramı, hem birim başına daha fazla emek harcanması hem de harcanan birim emeğin daha kaliteli olması nedeniyle üretim maliyetlerinin daha fazla olmasını, hem göreli olarak yüksek kalite ölçütünün üretim esnasında vazgeçilemez bir kıstas olarak kullanılması nedeniyle ıskartaya çıkarılan üretim yüzdesinin göreli yüksekliğinin baştan kabulünü hem de göreli olarak yüksek düzeylerdeki eğitimsel, bilimsel ve teknolojik yatırımları gerektirir. Bunların tümü temel maliyet unsurlarını kuvvetle arttıran ve hatta defalarca katlayan unsurlardır.
 8. Kalitenin henüz kültürleşmediği toplumsal üretim süreçlerinde yukarıdakilerden ayrı olarak bir çok başka unsur da söz konusu kaliteli üretimin maliyetini arttırıcı roller oynarlar.
 9. Yukarıdaki son üç madde, maliyet-fiyat üzerindeki ilişkiden yansıyarak ortaya çıkan kalite-fiyat arasındaki ilişkiyi kavramak üzere, tüm olası alt-başlıkları ile birlikte, bileşik olarak kullanılmalıdır.
 10. Kalitenin nadir bulunması durumunda ise -ki günümüzdeki gözlemlerin çok büyük bir kısmında mevcut durum bizzat bu başlık altında sınıflandırılabilir- fiyatı çok daha güçlü bir biçimde etkileyeceği de mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
 
B. Dhara’da Kalite Kavramının Unsurları ve Dhara Zeytinyağı’nın Kalite Düzeyinin
Özellikleri
 
 1. Dhara Zeytinyağı organik olarak, antik pres yöntemi ile ve butik süreçlerle üretilmektedir.
 2. “Organik üretim” sözle değil sadece sertifikayla öne sürülerek kullanılabilen bir nitel tamlamadır.
 3. Antik pres yöntemi, en az üç bin yıllık bir geçmişe sahip olan Fenike, Kartaca, İonya ve Roma kökenli üretim yöntemlerinin karşılaştırmalı olarak bir araya getirilmesi ve bunların günümüz bilgisine ve deneyimine dayanan eleştirel bir süzgeçten geçirilmesi ile geliştirilmiştir.
 4. Butik zeytinyağı üretim süreçleri ise, güncel ya da fosil insan eylemleri tarafından bozulmamış zeytinlerden, hijyenikliğin sağlık riski yaratan kimyasallar dahil edilmeden sağlandığı ortamlarda ve yöntemlerle en yüksek kaliteye sahip, halis ve leziz zeytinyağlarını elde etmek için kullanılan bir yaklaşımın adı olarak kabul edilmiştir; bu tarz üretimlerde ana amaç miktar verimliliği ve kâr ençoklaması değil enuygun (optimum) miktarlarda üretim ve kalite ençoklaması olarak öne çıkmaktadır.
 5. Dhara’da kullanılan antik pres yöntemi, sadece bir tesis içerisinde gerçekleştirilen, zeytinlerden zeytinyağı elde etme aşamasını tanımlamamaktadır. Topraktan son kullanıcıya kadar çok sayıda alt-adım teker teker incelenmiş, sorgulanmış, gerekmesi durumunda tamamen yeniden tanımlanmış ve ancak bundan sonra sürece dahil edilerek bütünlükleri sağlanmış diyalektik bir süreçler bütünü, bir bileşik ve etkileşimli süreçler sistemi antik pres yöntemi olarak adlandırılmıştır. Antik pres yönteminde en büyük farkı yaratan bileşik sistemin kalite üzerindeki sinerjik etkisidir.
 6. Dhara’da mükemmellik, sabit bir nokta hedef şeklinde, metafizik durağanlık ve parçalanmışlıktan tahrip olmuş bir biçimde tanımlanmamıştır; o, bizzat deviniminin ve değişiminin sürekliliğinin doğallığı ve güzelliği kavranılmış bulunan, bir diyalektik süreçler bütününün doğrudan niteliğidir.
7. Bu yaklaşımın doğal bir gereği olarak antik pres yönteminin prosedürlerinin geliştirilme süreci tamamlanmış ve kapalı kılınmış, tamamlanma yanılgısı ve sanrısı ile kapatılarak hücresinde çürümeye bırakılmış, hastalıklı bir adımlar ağı değildir. Sürekli sorguya ve geliştirilmeye açık, birbirine doğrudan bağlı, ilkeli ve tutarlı bir yaşayan, canlı yöntemler sistemi söz konusudur. Antik pres yöntemi ulaşılabilen en nitelikli ve en son bilgilerin ışığı altında sürekli
olarak, interdisipliner bir biçimde eleştirilmekte, tekrar gözlemlenmekte ve sorgulanmaktadır.
 8. Dünyada Dhara Zeytinyağı ile benzer niteliklere ve kalite standartlarına sahip olarak ve benzer ilkelerin ışığı altında üretilen yıllık toplam zeytinyağı miktarının, en iyimser yaklaşımla dahi, tonaj cinsinden en iyi ilk on binde birlik düzeye dahi ulaşması, en azından kısa ve orta vadede beklenmemelidir. Bu hedefe uzun vadede olsun ulaşılması insanlık adına çok anlamlı ve parlak bir zafer olacaktır.
 9. Türkiye’de ise söz konusu nitel düzeylere sahip zeytinyağı üretimi ise maalesef çok daha az miktarlardadır ve çok daha nadir olarak gözlemlenebilmektedir.
 10. Hem dünya hem de Türkiye’de söz konusu yüksek niteliklere sahip olarak ve zaten çok az miktarlarda üretilen bu tür zeytinyağlarının çok büyük bir yüzdesi de piyasa üzerinden ulaşılamaz durumdadır. Bunların fiyatları para ile ölçülmez; zira söz konusu bu zeytinyağları doğrudan üreticileri ve aileleri tarafından ya da üreticileri ile doğrudan ilişkide bulunan çok küçük bir kesim tarafından kullanılmaktadırlar; bu nedenle prestij ürünleri olarak da tanımlanırlar.
 
C. Dhara Zeytinyağı’nın Fiyat Düzeyi Üzerine
 
 1. Dhara Zeytinyağı tüm dünyada üretilen en kaliteli ve doğal olarak da en nadir bulunan zeytinyağları arasındadır zira; 
 - Dhara Zeytinyağı organik olarak, antik pres yöntemi ile ve butik süreçlerle üretilmektedir.
 - Dhara Zeytinyağı bir tür uluslararası deneysel arkeoloji yaklaşımıyla ve interdisipliner bir bakış açısıyla üretilmektedir.
 - Dhara Zeytinyağı üreticilerinin hem kendi çocuklarına gönül rahatlığıyla sunmaları ve hem de bizzat kendi kullanımları için üretilmektedir.
 - Dhara Zeytinyağı söz konusu bu prestij ürünü özelliklerine karşın, benzerlerinin aksine piyasadan elde edilebilir bir ürün olma avantajına sahiptir.
 - Dhara Zeytinyağı’nın nominal fiyat düzeyi yerli üretim olarak Türkiye piyasasında bulunan en yüksek fiyatlı zeytinyağları arasındadır; ancak bu önerme dünya piyasası için ve Türkiye piyasasında bulunan ithal zeytinyağları için geçerli değildi.- Organik üretim denilince tüm dünyada aşağıdaki durumlarla karşılaşılmaktadır: 
 - Önemli miktarlardaki ürün organik sıfatıyla son kullanıcıya sunulmaktadır; ancak bu ürünler sertifikasızdırlar. Dolayısıyla son kullanıcı aleyhine adil olmayan bir durum söz konusudur.
 - Bir miktar ürün ise organik ve sertifikalıdır. Bu ürünlerin bir kısmı doğal olarak organik olmayan benzer ürünlere göre oldukça yüksek bir biçimde fiyatlanmaktadırlar. Sertifikalı olmakla beraber organik olmayan benzerlerine göre anlamlı düzeylerde yüksek fiyatlara sahip olmayan ürünlerde ise üretici aleyhine adil olmayan bir durum söz konusudur.
 - Organik ve sertifikalı ürünlerin fiyat düzeylerine bakılmaksızın çok büyük bir kısmı inanılmaz düzeylerde düşük kalite özelliklerine sahip olarak üretilmektedirler.
 - O kadar ki son kullanıcılar arasında, piyasa genelinde, kalite düzeyindeki düşüklük ile organik biçimde üretilmiş olmak arasında bir ilişki kurulmaya başlanmış ve hatta kalite düzeyi ile organik üretim arasında ters orantılı bir ilişkinin varlığı -tamamen yanlış bir kabul de olsaneredeyse bir tür önvarsayım haline gelmiştir. 
 - Türkiye’de Dhara Zeytinyağı ile fiyat hususunda aynı sınıfta bulunan zeytinyağların bir kısmı açıkça organik dahi değildir zira bunların organiklikleri sertifika ile belgelenmemiştir; bu tür ürünlerin organiklik sertifikalarının üreticisi ya da satıcısı tarafından beyan edilememesi durumu talep halinde doğrudan gözlemlenebilir. Söz konusu zeytinyağların bir diğer kısmı ise organik sertifikasına sahiptir; ancak bu ürünler de seri üretim yöntemlerinin kullanılması ya da diğer bir deyişle ölçek ekonomisine ve işçilik maliyetleri temelli üretim ilkelerine bağımlı olarak üretilmeleri nedeniyle, Dhara Zeytinyağı’na kıyasla çok düşük kalite düzeylerine sahip zeytinyağlarıdır.
 - Organik zeytinyağlarda gözlemlenen bu kalite düşüklüğünün nesnel sebebi antik pres yönteminin ve butik üretim yaklaşımının kullanılmamasıdır; bunun erekbilimsel (téléologic) nedeni ise kaliteden ziyade üretim miktarı, doğal olarak da fiyat ve üretici kârı merkezli üretim politikalarının ve yöntemlerinin ve aracı kârı merkezli paketleme ve dağıtım politikalarının ve yöntemlerinin paradigmalaştırılmasıdır. Söz konusu bu paradigma yukarıda bahsedilen son kullanıcılarda gözlemlendiği kaydedilen düşük kalite ile organik üretim arasındaki bağlı nedenselliğin oluşum ve kabul ettirilme amacını açıklamak için de kullanılabilir.
 - Bu noktada açıkça ortaya çıkmaktadır ki tek başına nominal fiyatlar kümesini hedef alan bir kıyaslama çabası, ucuzluk ya da pahalılık sıfatlarının kullanımı açısından yanıltıcı olmaktadır ve bu yanılgı bilinçli bir biçimde son kullanıcının aleyhine kullanılabilmektedir. Söz konusu bu kazaen ya da kasten yanıltıcı olabilecek yargılardan sakınılması için karşılaştırmada kullanılması gereken kıstasların ürünlerin kalite düzeyleri ve birim kaliteye ödenen fiyat miktarları olarak seçilmesi gereklidir.
 - Kalite düzeyi sıralamasında Dhara Zeytinyağı en üst sıralardadır. Birim kaliteye ödenen fiyat açısından incelendiğinde ise Dhara Zeytinyağı’nın oldukça ucuz olduğu görülecektir.
 - Kalite düzeyi sıralamasında çıtayı en yükseklerde tutan ve dünya çapında en iyiler arasında yer alan, üretim ilkeleri ve kalite gereklilikleri nedeniyle günümüzde ve göreli olarak oldukça az miktarlarda üretilebilen ve bundan ötürü de prestij ürünleri kümesinde yer alan bir zeytinyağı olduğu da göz önünde tutulacak olursa Dhara Zeytinyağı’nın söz konusu göreli, karşılaştırmalı fiyat düzeyinin iyice alt sıralara yerleşeceği görülecektir.
 - Bu tarz bir karşılaştırmalı incelemenin ardından yüksek frekanslı soru artık yeniden ortaya çıkarılabilir: Hangi zeytinyağı son kullanıcı için tüm değişkenleri ile ve tüm vadelerde daha avantajlıdır?
 - Doğrudur! Dhara Zeytinyağı nominal fiyat düzeyi sıralamasında en üst sıralarda görünmektedir. Bu durum ise bir düzeye kadar ve sadece satın alma gücü açısından bir sorun olarak kabul edilebilir. Ancak, Dhara Zeytinyağı’nın, içinde bulunulan dönem için geçerli olmak üzere dipnotu ile birlikte ve üretim koşullarının belirleyici etkisi sonucunda tanımlanan son kullanıcı profili, zaten kaliteyi en ön sıraya koyan ve zaten bu kararını her açıdan gerçekleştirme imkanlarına sahip olan bireysel ve kurumsal son kullanıcıları içermektedir. Kısacası ortada çelişik bir durum bulunmamaktadır. Diğer yandan, net bir biçimde tanımlanmış bulunan son kullanıcı profilinin, Dhara Zeytinyağı’nın üretim ve kullanım miktarları arttıkça, bunlara bağlı olarak da birim maliyetlerde düşüşler gerçekleştikçe, düzenli olarak ve ilk mümkün olan anlarda genişletilmesi de bizzat hedefler dahilindedir.
 - Ayrıca herkese ve her keseye Dhara Zeytinyağı ile en azından benzer niteliklere sahip zeytinyağların yeterli miktarlarda sunulması, en azından kısa ve orta vadede, fiziksel olarak imkansızdır zira bunun gerçekleştirilmesi insan uygarlığının önemli değişimler gerçekleştirmesi ön koşuluna bağlıdır; dolayısıyla böylesi bir önerme ya da beklenti ancak uzun vadeli bir hedef olarak ortaya konulacak olursa bir iç tutarlılığa sahip olabilir.
 - Mevcut fiziksel koşulların incelenmesi Dhara Zeytinyağı’nın nominal fiyat düzeyinin normal olduğunu göstermeye yeter. Bu koşullar altında ve söz konusu koşullar değişmediği sürece, göreli düşük nominal fiyatlı bir Dhara Zeytinyağı ya dostlarımız olan son kullanıcılarımıza karşı adil olmayan davranışların kesin bir işareti olarak kabul edilmek zorundadır ya da dostlarımızın Dhara Zeytinyağı’na karşı adil olmayan davranışlarının bir kanıtıdır. Her iki durumun sadece birinin dahi varlığı halinde adalet ilkesi kırılacaktır; adalet ilkesinin kırık olması durumunda, böylesi bir ilişkide dostluktan söz edilmesi mümkün müdür?
 - Dhara Zeytinyağı’nın kalite düzeyi ve bu düzeyi ortaya koyan üretim ilke ve süreçleri her zaman sınanmaya açıktır.
 - Dhara’da uygulanan fiyat politikası şeffaf ve açıktır.
 - Dhara’nın fiyat politikası, sunduğu ürünün kalitesine ve birim maliyetine doğrudan bağlı olarak, içinde varlığını sürdürdüğü üretim ilişkilerinin mümkün olduğunca adil bir biçimde gerçekleştirilmesini olanaklı kılan en makul fiyatın belirlenmesi şeklinde tanımlanmıştır.
 - Son kullanıcılarımız ile ilişkilerimizi güvene dayalı bir dostluk olarak tanımlamayacaksak, onlara bir ürünün çok ötesinde bir danışmanlık hizmeti, bir sorun çözücü bilgi, görüş, yaklaşım ve eylemler bütünü sunmayacaksak ve onlar da bizlerden bir üründen daha fazlasını beklemeyeceklerse ve eğer bu beklenti gerçek iken bekledikleri söz konusu bu danışmanlık hizmeti ve kalite fazlasının fiyatlara çok doğal bir biçimde yansıyan maliyetinin üzerlerine düşen payının haklılığını tartışma konusu olarak kabul ediyorlar ise güvenin, dostluğun ya da adaletin ötesinde bir kavramın yokluğundan söz edilir; ortada beraber varolmak isteği mevcut değildir. Öyleyse meseleyi tek cümlede sonuca ulaştırabilecekken, konuyu tek cümlede kapatabilecekken neden birbirimizi anlamak için iletişim kuruyoruz? Neden bilgi ve duygu alışverişine girmek gibi günümüz yaşam tarzı için müthiş düzeyde pahalı anomalileri var kılmaya çabalıyoruz? O tek cümle nedir mi? Serbest piyasa ekonomisi! Ortada kişilikli bir dostluk ilişkisi yoksa geride başka ne kalır?
 
SONUÇ VE ÖNERİLER
 
 1. Dhara, ürettiği zeytinyağının nominal fiyat düzeyini sunulan hizmet ve ürünün değeri olarak haklı ve normal bulan ancak kendi satın alma güçleri açısından söz konusu nominal fiyat düzeyini karşılanmak hususunda sorunları olduğunu belirten dostlarından, daha yüksek miktarlarda üreterek ve ölçek ekonomisinden yararlanmak yolu ile maliyetlerini ve bunun bir sonucu olarak da nominal fiyatlarını daha aşağı düzeylere henüz çekememiş olduğundan ötürü özür diler. Bu özrün sebebi sorunun kaynağı olmasından ya da sorunun sonuçlarından faydalanmasından, beslenmesinden kaynaklanmaz; sorun sistematiktir. Özrün nedeni söz konusu sorunu bir başka yol ya da yöntemin kullanımı ile aşıp çözmeyi henüz başaramamış olmasıdır.
 2. Dhara kalite hususunda sorgulayıcı, müşkülpesent ve karar verici olmak isteyen dostlarına bir zeytinyağının çok ötesinde, olağanüstü niteliklerde evrensel bir danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
 3. Gıda ve yaşam kalitesinden taviz vermek gibi dehşetli yüksek bir maliyet içeren bir yanılgıya düşmemek için çaba gösteren, bu kararlı tutumunu eylem ve davranışlarıyla sürekli olarak destekleyebilen ve Dhara’yı tanıyan dostlarımızın Dhara Zeytinyağı’nı pahalı bulmaları olanaksızdır.
 4. Kaliteyi hedeflediğini bildiren ve bu kararını destekleme imkanlarına sahip olduğu belli olan dostlarımızın Dhara Zeytinyağı’nın nominal fiyat düzeyinin haklılığını sorgulaması hali ile karşılaşıldığında ise ortada üç farklı durumun var olabileceğinden bahsedilir. Kullanıcı ya da potansiyel kullanıcı dostumuz ya gerçekten kaliteyi hedeflemiyordur ya kaliteyi hedeflemekle birlikte kalite maliyetini üstlenmek istemiyordur ya da Dhara Zeytinyağı’nı henüz gerçekten tanımıyordur. İlk durumun varlığı söz konusu ise çözüm çok basittir; kendilerine Dhara Zeytinyağı’nın kullanılmaması önerilir. İkinci durumun varlığı söz konusu ise bir çelişkinin varlığı da kanıtlanmış olacaktır ve maalesef çelişkilerin varlığı kısa ve basit bir çözüm önerisini olanaksız kılmaktadır. Üçüncü durumun varolması halinde ise kullanıcı ya da potansiyel kullanıcı dostumuza birincil ve ikincil bilgi kaynaklarından istediklerini ve gerekli gördüğü kadarını kullanarak Dhara’yı araştırması ve sorgulaması önerilir; kendileri bizzat bizi de araştırma ve sorgulama sürecine doğrudan katacak olursa bundan büyük keyif duyacağımızdan hiç şüphe etmemelidir. Ayrıca istedikleri takdirde Dhara Zeytinyağı’nın doğumunu ve büyüyüşünü bizzat izleyebileceklerini de burada ilan etmekten büyük mutluluk duyarız.
 
DHARA